26 Kasım 2013 Salı
14 Kasım 2013 Perşembe
Kırşehirli Küçük Ali Şahin - NERDE KALDI VATANIMIZ - Bu yaşta helal olsun..
ALİ ŞAHİN - Kırıkkale , Kırşehir , Kaman , Bozlak.. ALİ ŞAHİN NERDE KALDI VATANIMIZ Küçük Yaşta Bu Ses Helal Olsun. ALİ ŞAHİN NOLDU GARDAŞ ALİ ŞAHİN NOLDU GARDAŞ. Ali Şahin - Noldu Gardaş Noldu Küçük Çoçuk Sazı Agladıyor. ALİ ŞAHİN HIÇKIRIK TUTTU BENİ Kırşehir,Kaman,Keskin,Kırıkkale,Bozlak,Neşet Ertaş. ALİ ŞAHİN SEHER VAKTI HAZANIM KURUDU Kırşehir,Kaman,Keskin,Kırıkkale,Bozlak,Neşet Ertaş. İlk Albümüm 12.12.2012 'de çıktı. Albümün ismi YASEMİN. Albüm İsteme Adresi : m Albümdeki şarkıların kliplerini... Durhasandede Köyü Davulcu Kadir. neşet ertaş.küçük neşet.kırşehir. mucur. HİÇBİRŞEY adlı şarkım, ilk kez KAYSERİ adına katılmış olduğum NOKİASUPERSOUND Beste Yarışmasında yayınlandı. Şarkının klibi, Nevşehir'in Ürgüp İlçesine 5 km.... Kırşehir-Boztepe Belediye Başkanı Düğünü. Kırşehirlilerin İnşaatta Oyun Havası. Kırşehire Gönül Verenler. ÖMER ŞAHİN VAY HALINA VAY HALINA DAĞLAR DAYANMAZ HALINA --17.10.2013.NİĞDE BAYAT KÖYÜ ------------------------KENAN ÜLKE. ÖMER ŞAHİN YIKIK HAYALLERDEN BAŞKA NE KALDI 18.10.2013 NİĞDE BAYAT KÖYÜ -------------KENAN ÜLKE. küçük ali noldu gardaş noldu yoldamı kandın doluya düştün dardamı kaldın...! ÖMER ŞAHİN HEY ERENLER BÖYLEMİ OLUR -CİHAZSIZ 17.10.2013 NİĞDE BAYAT KÖYÜ ------------KENAN ÜLKE. AKSARAYLI KÜÇÜK ALİ KADER. KUTLUDÜĞÜNLÜ RAMAZAN. kirsehir,neset ertas,uzun hava,bozlak,,halk muzigi,abdallar,saz,,,keman,,,
Elvan Dalton - Çalgı Çengi Filmi içinden kesitlerle
Ankara Oyun Havaları - Benim Adım Elvan Dalton Sizde Ankara oyun havaları için Bizi Takip Edin... Abone OL... Tıkla ve Eğlenceye Devam et... Çalgı çengi filminde oyun havası Benim adım elvan dalton sizlerle... Abone Ol Tıkla ve Eğlenceye Devam et.. Ankara Oyun Havalari Benim Adim Elvan Dalton . Kochisarli Elvan Dalton - Benim Adim Elvan Dalton. Ankara Oyun Havaları. Testere elvan dalton versiyonu Evren Kocyigit Sarı taksi hızlandı, Çelik te jantlar tozlandı Kara kızı görünce, Nazım nazım nazlandı Ama benim adım Elvan Dal... DINLE & PAYLAS ;) Sayfamız'ıda Beğenirseniz Teşekkürler : benim adım elvan dalton - elvan dalton boru sana girmiş - benim adım elvav dalton ben gezerim balkon balkon gerirde girerim yanına boynun. . Çalgı Çengi - Film Müziği. Çalgı Çengi - Benim Adım Elvan Dalton Sahnesini 1080 P HD Olarak İzliyebilirsiniz Çalgı Çengi Oynama Sahnesi Çalgı Çengi Sarı Taksi Boyandı Ahmet Kural ve Mu... Angaralı böyle koyar hayatın .na. Ama Benim Adim Elvan Dalton. Salarım kobrayı diye söz olur mu? sıfır zeka ile yetenek bir araya gelince ortaya kobrada çıkar balkon balkon gezen kızlarda olur herşey olur.. Acın Kızlar Arayı Salıor Cobrayı Elvan Dalton. Çalgı Çengi Oyun Sahnesi Ama Benim Adım Elvan Dalton Sarı Taksi Boyandı).mp4. Dinle PAYLAS :) DİNLE PAYLAS. Daha Fazlası İçin Abone Olun :)
13 Kasım 2013 Çarşamba
Loss Söz Ver Süper Şarkı
Şafak Türküsü Ahmet Kaya
Kaç zamandır yüzüm traşlı Gözlerim şafak bekledim Uzarken ellerim kulağım kirişte Ölümü özledim anne. Yaşamak isterken delice Ah.. verebilseydim keşke Yüreği avcunda koşan herbir anneye Tepeden tırnağa oğula Ve kıza kesmiş Bir ülkeye armağan Düşlerimle sınırsız Diretmişliğimle genç Şaşkınlığımla çocuk devrederken sırdaşıma Usulca açıverdi yanağımda tomurcuk Pir sultan'ı düşün anne, şeyh bedretinn'i Börklüce'yi Insanları düşün anne Düşün ki yüreğin sallansın Düşün ki o an güneşli güzel günlere inanan Mutlu bir yusufcuk havalansın
Beni burada arama Arama anne Kapıda adımı, adımı sorma Saçlarına yıldız düşmüş Koparma anne ağlama.
Yani benim güzel annem Ala şafağında ülkemin yıldız uçurmak varken Oturup yıldızlar icinde kendi buruk kanımı içtim Ne garip duygu şu ölmek Öptüğüm kızlar geliyor aklıma Bir açıklaması vardır elbet Giderken darağacına Geride masa üstünde boynu bükük Kaldı kağıt kalem. Bağışla beni güzel annem Oğul tadında bir mektup yazamadım diye
Kızma bana. Elleri değsin istemedim Gözleri değsin istemedim Ağlayıp kokluyacaktın Belki bir ömür taşıyacaktın koynunda. Yaşamak ağrısı asıldı boynuma Oysa türkü tadında yaşamak isterdim Ölmek ne garip şey anne Bayrak kartlarının tutsaklığından aşırıp bayramı Sedef kakmalı bir kutu içinde Vermek isterdim çocukların ellerine Sonra, sonra benim güzel annem Damdan düşer gibi vurulmak isterdim bir kıza Gecenin kıyısında durmuşum Kefenin cebi yok Koynuma yıldız doldurmuşum Koşun çocuklar koşun Sabah üstüme üstüme geliyor Kısacası güzel annem Bir çiçeği düşünürken ürpermek yok Gülmek umudetmek özlemek Ya da mektup beklemek Gözleri yatırıp ıraklara. Ölmek ne garip şey anne Artik duvarlari kanatırcasına tırnağımla Şaşkın umutlu şiirler yazamıyacağım Mutlak bir inançla gözlerimi tavana çakamıyacağım Baba olamayacağım örneğin Toprak olmak ne garip şey anne. Ölmek ne garip şey anne Uçurumlar ki sende büyür Dağdır ki sende göçer Ben bayram derim çiçek derim Çam diplerine açmış kanatlarını kozalak derim Gül yanaklı çocuğa benzer Yinede oğlunu yitirmek kim bilir ne garip şey anne Her kavgada ölen benim Bayrak tutan çarpışan Her kadın toprağı tırnaklıyarak Doğurur beni ÖZLEM benim kavga benim aşk benim Bekle beni anne bir sabah çıkagelirim Bir sabah anne bir sabah Acını süpürmek için açtığında kapını Bir sabah anne bir sabah Acını süpürmek için açtığında kapını Adı başka sesi başka Nice yaşıtım Koynunda çiçekler, Çicekler içinde yeni bir ülke getirirler.
ıhlamurlar çiçek açtığı zaman
dinlemek ve sadece dinlemek,
sonra hissetmek
yaşamak bir nefes gibi...
Yolcu İle Arabacı
Sokağın ardındayım
Sabahım dördündeyim
Eller tatlı uykuda
Ben yarin peşindeyim
Senin yuzünden bitmiyor derdim
Bir sevgi uğruna ben ömrümü verdim
Sokağın ardı çarşı
Evimiz karşı karşı
Gel seninle barışalım
Dosta düşmana karşı
Senin yuzünden bitmiyor derdim
Bir sevgi uğruna ben ömrümü verdim
Aşık Ahmet
Onca yıldır birlikte okudukları halde, lisenin mezuniyet balosunda ilk defa konuştular. Öyle büyüleyici bir güzelliği vardı ki Eda'nın, Demir konuştuklarına konsantre olmakta güçlük çekiyordu. Okulda gördüğünde de her zaman başını döndürmüştü bu kız. Alımlı, asil, gururlu bir duruşu vardı. Kumral teni, dümdüz saçları, yosun yeşili gözleri, düz ve hafif kalkık, ince bir burnu, pembe dolgun dudakları ona masum, çocuksu ve aynı zamanda müthiş dişi bir hava veriyordu. Boyu ortalamanın üzerindeydi ve incecikti. Yürüdüğü zaman bir kuğu edası ile süzülüyordu sanki. Küçük yaşlardan itibaren bale yapmış olmasının etkisi hareketlerine ve duruşuna yansıyordu olduğu gibi.
Demir de okulun en popüler erkeği olarak, bronz tenli, simsiyah saçlı, koyu mavi gözleri, sert hatları olan, geniş omuzları ve uzun boyu ile güçlü, yapılı bir gençti. Eda'nın da dikkatini çekmişti ama egoları onca yıl aralarında bir diyaloğun geçmesine engel olmuştu. İkisi de ilk adımı atma konusunda diğerinden medet umuyordu.
Baloda yenilen Demir oldu çünkü o gece Eda bir başkaydı. Artık bu oyunu daha fazla devam ettiremeyeceğini hissetti genç adam. Balodan sonra onu bir daha göremeyecek olma riskini göze alamazdı. Duymuştu, Eda üniversiteyi İsviçre'de okuyacaktı.
O gece balonun yapıldığı büyük otelin bahçesinde sabaha kadar konuştular. Meğer paylaşacak öyle çok konuları, o kadar ortak noktaları varmış ki.Ruh ikizleri tabirine birebir uyuyorlardı her halleriyle. Öyle yoğun hisler sarmıştı ki ikisini de birbirlerinin gözleri önünde ama hiçbir iletişim olmadan geçen onca yıla üzülmediler bile. Geleceği birlikte geçireceklerinden emin olarak birbirlerine sarıldılar. Öylece kalakaldılar saatlerce. Ve sabahın ilk ışıklarıyla birlikte, evlerine gidip ailelerine müjdeyi vermek üzere ayrıldılar.
Eda evinin önünde arabadan indiği sırada, yokuş aşağı hızla gelen bir kamyonetin çarpması ile olduğu yerde hayatını kaybederken Demir onu sabaha kadar beklemiş olan annesine daha kapıdan girer girmez hayatının kadını ile karşılaştığını ve hemen o akşam annesi ile tanıştırmak için getireceğini anlatıyordu.
Hayat işte, bazen bir takım şeyleri zamanında yapmak gerekiyor ve eldekiler bir kuş misali uçabiliyor. Hayat sevince ve sevilince güzeldir sevgili dostlar, sevdiğiniz kişilere vakit kaybetmeden sevginizi açın, aşkınızı anlatın. Aşk en güzel, en masum duygudur.
Ağ Gelin Hikayesi ve Türküsü
Bir ağıt olan “Ağ Gelin”, Kayserinin bir çok yerinde bilinmekle beraber, özellikle Avşarlar arasında çok sevilerek söylenip dinlenmektedir. Kızlar gelin giderken kınalarında bu ağıt söylene gelmiş; bir çok genç kız annesinin sıcak bağrından ayrılırken bu ağıt ile ağlatılmış, bu ağıt ile erinin evine yollanmış. Bu ağıt gönüllerde sevgi olmuştur. Öyle ki bu sevgi Ağ gelini, halaya bile yakıştırmıştır. Çoğu köyde halay tutanlar halaya başlamadan önce davul ve zurnacıdan mutlaka ağ gelini çalmalarını ister. Bir ağırlamaya veya hareketli halaya geçmeden önce, zurna eşliğinde çalınan bu havanın ezgisine; dizili olan oyuncular Ağ gelinin türküsünü söyleyerek, aynı zamanda sağa-sola doğru çok yavaş bir şekilde sallanarak halaya hazırlanırlar. Dadaloğlu’na da dayandırılan bozlak şeklindeki bu türkünün bitiminden hemen sonra ise hızlı bir halaya geçerler.
Ağ Gelin’in Develi’de yaygın bir efsane şeklinde anlatıldığını belirten Kadir Özdamarlar, taş kesilme motifine uygun olan bu ağıtın öyküsünü şu şekilde anlatmaktadır.
“Koçgun devri adı verilen 1603-1607 yıllarındaki isyan ve soygun hareketlerinde Develi’de etkilenmiştir. 1603 yılında ünlü eşkıya Tavil mehmet’in yine Han Mehmet adındaki eşkiyanın yaptığı kötülükler ile aşiretler arasındaki kanlı çatışmalar meşhurdur.
Ağ gelin efsanesi de bu kötü günlerin izlerini taşımaktadır. Efsanenin halk tefekküründeki gelişimi şöyledir:
Develi’den bir Türkmen obası Erciyes’in güney eteklerinde bir yaylaya çıkarlar. Bu obada ahlaki ve fiziki güzelliğinden dolayı Ağ (Ak) Gelin adı verilen bir gelin vardır. Kocası ve iki çocuğu ile beraber mutlu yaşarlarken kocası gurbete çalışmaya gitmiştir. Develi çevresinde yaşayan bir eşkıya güzelliği ile şöhret bulan Ak Gelin’e göz koymuştur. Sahipsizliğinide anlayınca bir gece obayı basarak kaçırmak ister.
Namus timsali Ak Gelin olayı anlar, gece karanlığında iki çocuğunu ve küçük sandığını yanına alarak, karışıklıktan da faydalanarak gizlice Erciyes’e doğru kaçar. Erciyes’in ortalarında öyle bir yere gelir ki ilerisi uçurum gidilmez. Geriye dönse eşkıya. Gözyaşları ve çaresizlik içerisinde ellerini açar ve Allah’a yalvarır:
-Allahım! Beni ve çocuklarımı ya taş et, ya da kuş.
Duası kabul edilir. İlk defa taş et dediği için onlar taş kesilir. Güneş doğunca oba sakinleri ve eşkıya; Ak Gelin, iki çocuğu ve çeyiz sandığının hayretle ve şaşkınlıkla taş kesildiğini görürler.
Günler sonra obaya dönen kocası olayı annesinden öğrenir. Koşarak ailesinin taş kesildiğini görür. Uzaklardan bir ses duyar:
-Yiğidim namusunu bir eşkiyaya çiğnetmedim. O eşkiyadan ahtımı koma.
Bu ses Ak Gelin’in sesidir. Delikanlı taş kesilen ailesine bakarak:
-Alırım ahtını, koymam Ak Gelin diye haykırır. ”
Türk milletinin gönlünün sesi olan Dadaloğlu, Ağ Gelin türküsünde de kendini göstermiştir. Dadaloğlu tarafından söylendiği belirtilen Ağ Gelin’in, Kaman’da söylenen bir hikayeside şu şekildedir. Ağ Gelin’in gerçekte Hamitli Cerit kızı olduğu, aynı zamanda da Dadaloğlu’nun karısı olduğu belirtilmektedir. Dadaloğlu eve gelmemiş, karısına bakmamış. O da aşiretine dönmüş. Hamit’e yerleşmiş. Dadaloğlu Uzun yıllar karısını arayıp sormayınca O da evlenmiş. İş işten geçtikten sonra Dadaloğlu çıkıp gelmiş. Yanmış yıkılmışoba oba gezip çalıp söylemiş. Kaman’da Mamalı Değirmeni’nde bir bağ evinde öldüğü söylenen Dadaloğlu’nun Tomarza İlçesi Dadaloğlu Kasabasında da mezarı bulunmaktadır.
Ağ gelin de indim ola yayladan Ağ gelin sürmelim oy.
Kaşı değil gözü beni ağlatan Ağ gelin sürmelim oy.
Bu güzellik sana kadir mevlâdan Ağ gelin sürmelim oy.
Ölürüm de ahtımı koymam sende Ağ gelin sürmeli sevdiğim.
Sarı yazma pek yakışır güzele Ağ gelin sürmelim oy.
Sarardı gül benzim döndü gazele Ağ gelin sürmelim oy.
Ben gidiyom da sen yârini tazele Ağ gelin sürmelim oy.
Ölürüm de ahtımı koymam sende Ağ gelin sürmeli sevdiğim.
Bir taş attım karlı dağın ardına Ağ gelin sürmelim oy
Düştü mola Ağ gelinin yurduna Ağ gelin sürmelim oy
Senin ile şu beylerin derdine Ağ gelin sürmelim oy
Alırım ahtımı koymam sende Ağ gelin sürmeli sevdiğim
Ağ gelin de oturmuş çorap örüyor Ağ gelin sürmelim oy
Çorabın üstüne güller deriyor Ağ gelin sürmelim oy
Zalim anan uzaklara veriyor Ağ gelin sürmelim oy
Alırım ahtımı koymam sende Ağ gelin sürmeli sevdiğim
Irmak kenarında biter yosunlar Ağ gelin sürmelim oy
Yosunun üstünde bizi yusunlar Ağ gelin sürmelim oy
İkimizi de bir mezara kosunlar Ağ gelin sürmelim oy
Ağ gelin de biri yari desinler Ağ gelin sürmeli sevdiğim
Ağ gelin oturmuş taşın üstüne Ağ gelin sürmelim oy
Taramış zülfünü kaşın üstüne Ağ gelin sürmelim oy
Bir selamın gelmiş başım üstüne Ağ gelin sürmelim oy
Alırım ahtımı koymam sende Ağ gelin sürmeli sevdiğim
Ağ Gelin’in Develi Varyantı.
Sabahtan uğradım ben bir güzele
Güzel ağlatmadı güldürdü beni
Ben güzelden böyle vefa ummazdım
Ak göğsün üstüne kondurdu beni
Ağ gelin, sürmelim, sen bilin
Şahin gibi yükseğinden uçarken
Keklik gibi engininden geçerken
Ab-ı kevser ırmağından içerken
Susuz pınarlarda kandırdı beni
Ağ gelin, sürmelim, sen bilin
Ağ gelin indim ola yayladan
Kaşın değil gözün beni ağlatan
Satın mı aldın güzelliğin Mevla’dan
Alırım ahtımı da koymam seni
Ağ gelin, sürmelim, sen bilin
Erciyes’e ekin ektim yel aldı
Onbeşinde bir yar sevdim el aldı
Alırım ahtımı koymam seni
Ağ gelin, sürmelim, sen bilin
Yüce dağ başında yayılır yılan
Göç gitmiş ailesi çadırı viran
Var mı bu dünyada sevdiği olan
Alırım ahtımı koymam seni
Ağ gelin, sürmelim, sen bilin
Sana diyorum sana çanlı kilise
Verin evrakları gitsin polise(!)
Kadir Mevlam seni bana verirse
Alırım ahdımı de koymam seni
Ağ gelin, sürmelim, sen bilin
Bir taş attım karlı dağın ardına
O da düştü ağ gelinin yurduna
Bizim ilen şu beylerin derdi ne
Hiç çareler bulunmuyor derdime
Ağ gelin, sürmelim, sen bilin
Bir taş attım gümbürdesin gölünüz
Ben gidiyom viran kalsın iliniz
Alırım ahtımı koymam seni
Ağ gelin, sürmelim, sen bilin
Muhateşem Bir Düet Mutlaka İzlenmeli
Unutmayız seni damarın üstadı
Bir bahar mevsiminde gelirsin aramıza sende
Hüzünlü bir kaç kelime edip derince
....
Müslüm gürses İbrahim Tatlıses Düet ağlamayacaktın
Baba'dan bir resital, rahat uyu baba seni sevenler seni dinlemeden uyumazlar, sonsuz saygılar.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)











